AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, MİT Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u çok hızlı onayladığı şeklindeki eleştirilere ilişkin olarak, “Muhalefet birkaç damla suda fırtına kopartmıştır. Sayın Cumhurbaşkanının bana göre bu kanunu gönderildikten kısa bir süre sonra onaylaması işin tabiatı gereğidir, olması gerekendir. Burada Sayın Cumhurbaşkanına eleştiri yöneltileceği kanaatinde değilim. Muhalefet yöneltiyorsa da kendi bilir” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Türkiye'nin tam anlamıyla demokratik bir cumhuriyet olmadığını belirterek, ''Bugün, bir cumhuriyet var, bize bunu 'demokrasi' diye anlatmışlar. Aslında bu cumhuriyet demokratik bir cumhuriyet değil, uygulamaları itibarıyla bürokratik bir cumhuriyet'' dedi.
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, “CHP'de bu sara nöbeti gibi tekrar tekrar gelir. Şimdi sara nöbeti tekrar geldi. Yine Atatürkçülük elden gidiyor, laiklik elden gidiyor, bizim gizli gündemimiz varmış. Biz 10 yıldır iktidardayız. Kimsenin diniyle, mezhebiyle, hayatını tanzim etme biçimiyle bizim bir derdimiz yok” dedi.
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, “Sayın Kılıçdaroğlu, diktatörlüğün ne olduğunu öğrenmek istiyorsa, kendi tarihine, kendi geçmişine bakarsa bence çok daha iyi örnekler bulabilir” dedi.
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, ''Diktatörlük ve diktatörlüğün bütün ilkeleri ayaklarımızın altındadır. Bu memlekette kimseye dayatmada bulunmadık, tek tipçi olmadık, düşünce özgürlüğüne karşı olmadık, düşünce özgürlüğünü ortadan kaldıran bir iktidar içerisinde olmadık'' dedi.
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, ''Dünyanın dev ekonomileri çatır çatır gidiyor, Fransa'nın bile kredi notu düşürülüyor, ancak dünyada kredi notu yükselen tek yıldız ülkesi Türkiye'dir'' dedi.
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, ''Hrant Dink, Malatya Zirve Yayınevi, Rahip Santoro cinayeti, amacı ve şekli itibariyle aralarında maddi, somut bir bağ olmasa bile, hedef, amaç ve kurgulanma itibariyle birbiriyle akraba olan, birbirine benzeyen cinayetler'' olarak değerlendirdi. Çelik, Hrant Dink cinayetiyle ilgili ''Hedef Dink'tir. Dink, yem olarak seçilmiştir ama asıl hedef AK PARTi'dir'' dedi.
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Uludere'de hayatını kaybeden vatandaşların ailelerine ödenecek olan 123'er bin TL'lik paranın BDP yetkilileri tarafından ''kan parası'' olarak nitelendirilmesine tepki göstererek, ''İstismarcılar ve bunun rantından yararlanmaya çalışanlar, gidip o insanlara 'kan parasını kabul etmeyin' demiştir. Devletimiz, şehit ailelerine ev iş sağlıyor buna kan parası mı diyeceksiniz? Kan parası, kan davalarında birisi kaste mahsus adam öldürdüğü zaman barışırken ödenen paradır'' diye konuştu.
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, ''Sayın Başbakan, İçişleri Bakanlığı'na talimat vermiştir. Anter Anter'in müracaat etmesi halinde yeniden en seri şekilde vatandaşlığa kabulü sağlanacaktır'' dedi.
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Hrant Dink’in öldürülmesiyle ilgili karara ilişkin olarak, “Karar kamuoyu vicdanını tatmin etmedi, beni de tatmin etmedi. Temyiz aşaması da olduğu için içeriğine yönelik fazla da bir şey söylemeyeceğim” dedi.