TBMM HATİM VE DUALARLA AÇILDI

        Bugün TBMM’nin açılışının 100. Yıldönümü. Malum salgın sebebiyle ne yazık ki, bu anlamlı yıldönümünün şanına yakışan etkinlikler yapılamıyor. 100. Yıl sessiz ve sedasız idrak ediliyor ama açılış bir haylı renkli olmuştu. Hey’et-i Temsiliye adına Mustafa Kemal, Meclis’in açılışından iki gün önce bütün vilayetlere bir genelge göndererek Meclis’in 23 Nisan Cuma günü açılacağını, illerde neler yapılması gerektiğini ve TBMM’nin nasıl açılacağını detayları ile bildirmişti. Aslı Genel Kurmay arşivinde bulunan 21 Nisan 336(1920) tarihli bu genelgenin sureti, latin harfleriyle metni ve günümüz Türkçesi ile sadeleştirilmiş hali aşağıdadır.

(Murat Bardakçı, Habertürk Gazetesi, 23 Nisan 2016)





Günümüz Türkçesiyle Metin:

1 - Allah’ın cömert ihsanı ile Nisan’ın 23’ünde Cuma namazından sonra Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.

2 - Vatanın istiklali, yüce hilafet makamının ve Saltanatın kurtarılması gibi en mühim ve hayatî görevleri yerine getirecek Büyük Millet Meclisi’nin açılışını Cuma gününe denk getirerek Cuma gününün kutsallığından yararlanılacak, açılıştan önce bütün Sayın Milletvekilleriyle Hacı Bayram-ı Veli Cami-i Şerifi’nde Cuma namazı kılınacak, Kur’an’ın nurlarından ve salavat-ı şeriflerden feyz alınacaktır.
Namazdan sonra sakal-ı şerif (Hz. Peygamber’in sakalından bir bölüm) ve Kutsal Sancak taşınarak Meclis’e gidilecektir. Özel Daire’ye varmadan dualar eşliğinde kurbanlar kesilecektir. Özel Daire (Birinci Meclis Binası)’ye gidilirken Kolordu Komutanlığı’na bağlı birlikler tarafında özel güvenlik önlemleri alınacaktır.

3 - Bu kutlu günü ebedileştirmek için bütün vilayetlerde bugünden itibaren Sayın Valilerin organize etmesiye hatimler indirilecek, Buhari-i Şerifler okunacak, okunan hatimlerin tevdi duaları Meclis’in açılışında yapılacaktır.

4 - Kutsal ve yaralı vatanımızın her köşesinde aynı şekilde Buharî- Şerif (Altı kabul edilmiş hadis kitabından biri) okunacak ve hatimler indirilecektir. Cuma günü, namazdan önce minarelerden salavatlar okunacaktır. Cuma hutbesinde yüce padişahımız efendimizin yüce ismi zikredilirken başta Padişahımız, onun ülkesi ve vatandaşlarının bir an önce kurtulaşa ve saadete ermeleri için dua edilecektir.
Cuma namazından sonra hatimler tamamlanacak, yüce hilafet ve saltanat makamları ile vatanın her parçasının kurtarılması için yapılan milli faaliyetlerin, milletin her ferdi ve onların temsilcilerinin üzerlerine düşeni yapmalarının önemi, kutsallığı ve herkesin buna mecbur olduğu konularında vaazlar verilecektir. Ardından Halife ve padişahımızın, din ve devletimizin, vatan ve milletimizin kurtuluşu,istiklali ve mutluluğu için dua edilecektir.
Bu dinî ve millî merasimler yerine getirilip Camilerden çıkıldıktan sonra ahali Valilik makamlarına giderek Meclis’in açılışı dolayısıyla tebriklerini sunacaktır.
Yine Cuma namazından önce, her yerde, usulüne uygun şekilde Mevlid-i Şerifler okunacaktır.

5 - Bu tebliğin derhal yayımlanması ve bir genelge olarak her tarafa ulaştırılması için her vasıtaya başvurulacak, ve seri bir şekilde en ücra köylere, en küçük askeri birliklere ve ülkedeki tüm kurum ve kuruluşlara ulaştırılması sağlanacaktır.
Ayrıca bu genelge, büyük afişler halinde her tarafa asılacak, mümkün olan her yerde basılıp çoğaltılacak, ücretsiz olarak her kese bedava olarak dağıtılacaktır.

6 - Allah’tan bizi tam başarıya ulaştırması için dua ediyoruz.
Temsilciler Heyeti Adına
Mustafa Kemal
(Metnin Günümüz Türkçesi ile Sadeleştirilmesi tarafımdan yapılmıştır.)

       Gelelim kıssadan hisseye:
Tarihte büyük devrimler yapmış, büyük değişim ve dönüşümlere imza atmış olan liderlerin çoğu, başlangıçta geniş halk kitlelerinin desteğini kazanabilmak için esas niyetlerini gizlemişlerdir. Mustafa Kemal de bunlardan birisidir. Buna ister takiyecilik,ister Makyavelizm, ister oportünizm, ister pragmatizm, ister kurnazlık ne derseniz deyin, bu böyledir.
Birinci Meclis, deve dişi gibi insanların bulunduğu bir Meclis’ti. Meclis zabıtlarına baktığımız zaman Meclis’teki çoğulculuğu ve seviyeli tartışma ortamını çok net bir şekilde görüyoruz. Başını Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Ulaş’ın çektiği, içlerinde Mehmet Akif Ersoy ve benzeri şahsiyetlerin bulunduğu 63 kişilik İkinci Grup’tan bir kişi bile 1923’teki ikinci Meclis’e sokulmadı. Ardından Milli Mücadele’nin kahraman komutanlarının % 90’ı devre dışı bırakıldı hatta hapsedildi.

        Gelmiş geçmiş liderlerin büyük çoğunluğu,kendilerini yeteri kadar güçlü görmedikleri başlangıç aşamasında, etraflarındaki kadroları mutlak surette ehliyet ve liyakat esasına göre oluşturmuşlardır. Güçlendikleri zaman veya kendilerini yeteri kadar güçlü hissettikleri zaman liyakat ve ehliyet ortadan kalkar, bunun yerini mutlak bir sadakat alır. Hz. Peygamber, vahye mazhar olmasına rağmen, doğruyu, yanlışı Cenab-ı Allah kendisine bildirdiği halde, sahabelerinden mutlak biat ve sadakat istemiyordu. Ortak akla, istişareye önem veren Hz. Peygamber’e, bu, aynı zamanda Allah tarafından emredilmişti. Dört Halife de aynı yolu takip etti. Emevilerle beraber İslam devletinin yönetimi saltanata dönüştü. Hiçbir saltanat, yetkinin paylaşılmasına da, itiraza da, aykırı görüşe de tahammül etmez.
Otokratik yönetimlerin adı Cumhuriyet olsa da, saltanatlardaki yönetim anlayışı aynen devam eder. Dünyada, yönetimi Cumhuriyet olan ülkelerin birkaçı istisna edilirse, çoğunluğun ne yazık ki adı Cumhuriyet olsa da,oralardaki ruh ve uygulama Saltanattır.

Meclis’imizin daha nice yüzyıllara, çok sesli, demokratik işleyişe sahip bir müessese olarak ulaşması dileğiyle.


Prof. Dr. Hüseyin Çelik

Copyright © 2020 | Hüseyin Çelik | Tüm hakları saklıdır. | Design By Cogen® Yazılım